Flash

6/recent/ticker-posts

Toplumsal Barışa Zarar Veren Sözler

Toplumsal Barışa Zarar Veren Sözler
Yazar: Nurullah Opçin


Son günlerde kamuoyuna yansıyan bazı ifadeler, toplumun geniş kesimlerinde haklı bir rahatsızlık oluşturmuştur. Özellikle etnik kimlikler üzerinden yapılan açıklamalar, hangi amaçla söylenmiş olursa olsun, toplumun birlik ve beraberliğine zarar verme potansiyeli taşımaktadır. Bu nedenle söz konusu ifadeleri büyük bir üzüntüyle karşıladığımı ve açık bir şekilde kınadığımı ifade etmek istiyorum.

Türkiye, asırlardır farklı kültürlerin, farklı dillerin ve farklı geleneklerin bir arada yaşadığı büyük bir medeniyet coğrafyasıdır. Bu topraklarda Türküyle, Kürdüyle, Arabıyla, Çerkeziyle ve diğer tüm unsurlarıyla millet olmayı başarmış bir toplum bulunuyor. Böyle bir ülkede herhangi bir vatandaşımızın kökeni üzerinden yapılan küçümseyici veya incitici söylemler kabul edilemez.

Toplumda tanınan, ekonomik gücü olan veya kamuoyunda sözleri dikkatle takip edilen kişilerin kullandıkları dil çok daha büyük önem taşır. Çünkü onların sarf ettiği her söz milyonlarca insan tarafından duyulmakta ve değerlendirilmektedir. Bu nedenle kamuoyunda tanınan isimlerin konuşurken daha dikkatli olması, insan onurunu merkeze alan bir üslup benimsemesi gerekir.

Bir sözün şaka olarak ifade edilmesi, her zaman o sözün yol açtığı kırgınlığı ortadan kaldırmaz. İnsanların etnik kimliği, inancı veya aidiyeti üzerinden yapılan espriler, çoğu zaman ayrımcılığın normalleşmesine zemin hazırlar. Toplumun bir kesimini inciten ifadelerin mizah adı altında savunulması doğru değildir. Gerçek mizah insanları aşağılamaz; aksine insanları bir araya getirir.

Bugün ülkemizin ihtiyaç duyduğu şey ayrıştırıcı söylemler değil, birleştirici bir dildir. Ekonomik sorunların, sosyal problemlerin ve küresel gelişmelerin yoğun olarak yaşandığı bir dönemde, toplumun birbirine daha fazla kenetlenmeye ihtiyacı vardır. Bu nedenle herkes kullandığı kelimelerin sorumluluğunu taşımalıdır.

Hiç kimsenin doğuştan sahip olduğu kimliği nedeniyle aşağılanmasına, küçümsenmesine veya alay konusu yapılmasına sessiz kalamayız. İnsan onuru her türlü siyasi görüşün, ekonomik gücün ve sosyal statünün üzerindedir. Saygı, yalnızca aynı düşünceyi paylaştıklarımıza değil, farklı kimliklere sahip olan vatandaşlarımıza da gösterilmelidir.

Kürt vatandaşlarımız bu ülkenin asli unsurlarından biridir. Bu ülkenin kalkınmasında, savunulmasında, kültürünün gelişmesinde ve geleceğinin inşasında büyük emekleri bulunmaktadır. Dolayısıyla herhangi bir Kürt vatandaşımıza yönelik incitici ifadeler, yalnızca belirli bir kişiyi değil, toplumsal kardeşlik duygusunu da zedelemektedir.

Buradan bir kez daha ifade etmek isterim ki; etnik kimlikleri hedef alan, insanları kökenleri üzerinden değerlendiren her türlü söylemin karşısındayım. Toplumsal huzurun korunması için herkesin daha dikkatli, daha saygılı ve daha sorumlu davranması gerektiğine inanıyorum.

Türkiye'nin gücü farklılıklarını çatışma sebebi yapmakta değil, zenginlik olarak görmekte yatmaktadır. Geleceğe güvenle yürümek istiyorsak birbirimizi inciten sözlerden uzak durmalı, kardeşlik hukukunu korumalı ve insan onurunu her şeyin üstünde tutmalıyız.

Çünkü bu ülkenin ihtiyacı kırıcı sözler değil; birlik, beraberlik, saygı ve kardeşliktir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar

SPONSOR